Ayın Güzellikleri #1 Haziran Favorileri Bakım | Kitap | Müzik | Dizi & Film

Temmuz 02, 2018





Ne kadar hızlı geçti değil mi Haziran! 

Blogları takip ederken aylık favoriler postlarını hep ayrı bir heyecanla okur ne yalan söyleyeyim biraz da özenirdim :P Artık ben de kendi blogumu tuttuğuma göre, gönül rahatlığı ile aylık favorilerimi paylaşabilirim.. Booool görselli booool yazılı bir post geliyor, şimdiden hepsini okuyanlara çok teşekkür ederim. 





Cilt bakımı rutinimde kore bakım rutinini benimsediğimden birkaç kez bahsetmiştim. Çift aşamalı temizleme yönteminden sonra tonikleme + esans uygulama + nemlendirme gibi bir sıralama oluşturdum rutinim için. Bunun için bir essence ve güzelce nemlendiren bir tonik arayışına girdim.

Aslında aklımda korendy ya da justinbeauty sitelerinden alışveriş yapmak vardı ancak ilk aşamada biraz daha uygun fiyatlı alternatiflerini denemek istedim. (bir de doların hali malum el mahkum.) 



Pure Beauty kozmetik ve bakım mağazalarında ulaşabileceğimiz, güzel ve aktif içeriklere sahip nadide markalardan biri. Hem de Kore markası. İçeriklerinde genel olarak çiçek ekstraktları ve nemlendirici ajanlar bulunuyor. 
Pink by Pure Beauty serisinin So Fresh Essence Water ve So Glow Essence ürünlerini bir süredir kullanıyorum ve bu kadar memnunken favorilerime eklememem ayıp olurdu. Bebek pembesi ambalajı zaten görünce satın alma hissiyatı oluşturuyor :) Bu ürünleri çok beğendim. İlerleyen günlerde haklarında detaylı bir post yazacağım.



Missha'nın Sebum Zero güneş kremini ne kadar sevdiğimi bir önceki postumda anlatmıştım. Bebek gibi bir krem gerçekten. Tüm beklentilerimi karşıladı, akneye sebep olmadı, güneşten de çok güzel koruyor. Devamlı satın alabileceğim, çok güzel bir ürün.

Rossmann'larda satılan Isana markasının birçok ürününü denedim, bazıları çok iyiydi bazıları fena değildi. Ancak çok uygun fiyatlara çook güzel ürünleri olan bir marka. Isana Young serisi ise, aktif içerikler barındıran ve sivilceli ciltler için geliştirilmiş ürünlere sahip bir seri. Ben temizleme mendilini, roll-on'unu ve s.o.s jelini kullandım. Diğer ürünler de gayet iyiydi ancak aralarından "favorim" diyebileceğim ürün s.o.s oldu. Alnımda tek tük sivilcelenmelerim oluyor dönemsel olarak, tam da o günlerde geceden lokal olarak sivilcemin üzerine uyguluyorum, sabah kalktığımda sönmüş oluyorlar. Çok güzel, çok pratik bir ürün ve çok uygun fiyatlı. Görürseniz bir şans verin derim.


Aaah geldik bebeğim Jade Roller'a. Seni bu zamana kadar nasıl tanımamışım, seni nasıl kullanmamışım?! Sensiz geçen günlerimi üzülerek anıyorum Jade Roller. Ben yüz masajını çok seven biriyim ve özellikle Uzak Doğu kültüründen bakım, masaj ürünlerine ayrı ilgim var. Jade Roller da yüze masaj yapmak için tasarlanmış bir masaj aleti aslında.Benim Jade Roller'ım yeşim taşından yapılmış. Değerli taşlara merakı olanların yeşim taşına ayrı bir ilgisi vardır zaten.  Ucunda kullanılan dönerli değerli taş ile hafifçe masaj yaparak rahatlatıyor ve aslında bu sırada lenfatik drenaj noktalarını da uyardığı için toksinleri attığını iddia ediyor. Toksinleri atıyor mudur bilmem ama sabah uyandığımda Jade Roller'ım ile yüzüme birkaç dakika masaj yaptığımda canlanıyorum resmen. Yine kağıt maskelerimi kullanırken, serum uygularken de masaj yapıyorum. Çok seviyorum ve ona sözler hazırladım. (swh) Yine yakında hakkında detaylı bir post oluşturacağım bir ürün bu.


Saçlara gelince; ben çok uzun süre Yves Rocher'nin jojoba yağlı onarıcı şampuan ve kremini kullandım. Hala çok sevdiğim ürünler ancak uzun süre olduğu için sıkıldığım yeni bir şampuan & saç kremi arayışına girdiğim bir dönemde Gratis'te gezerken Hask markasının Charcoal serisine rastladım. Aktif kömür içeren şampuan ve krem hakkında internette biraz gezindim ancak sanırım bu ürünleri deneyen ilk Türk benim, bloglarda, süslü sözlükte, kullananlar.com'da hakkında yazılmış hiçbir yorum bulamadım. Ancak yabancı bloggerların yorumları güzel olduğu için denemek istedim. İyi ki de istemişim, çok güzel kokan ve saça çok güzel bir doku veren ürünler. İçeriğinde de sülfat yok. Asıl alma amacım buydu aslında, çok sevdim.

Yves Rocher'nin jojoba özlü onarıcı saç bakım yağı da şampuanlarla birlikte hediye edilmişti, duş öncesi uygulanıp durulanıyor. Ben saçıma verdiği dokuyu çok beğendim. Kokusu da çok güzel. Saçlarımı çok güzel yumuşatıp parlattı. Favorilerime eklemek istedim bu yüzden.


* Kitap;




Ünlü ressam Van Gogh'u çok seviyorum. Üniversitede seçmeli aldığım Sanat Tarihi dersimde kendisinin bir sunumunu yapmıştım sınıfıma. O gün de günün detaylarını günlüğüme not almıştım. Ayın ilk günlerinde günlüğüme tekrar bakarken o sayfaya denk geldim ve ünlü ressamın hayatı hakkında daha fazla bilgi edinme isteği duydum. Yaşamını, hislerini, hayallerini öğrenmek istedim. D&R'a koşup Beta Yayınlarının "Büyük Ressamlar" serisinden Van Gogh isimli rehberini, Van Gogh'un kardeşi Theo'ya yazdığı mektupların derlenmesi olan Theo'ya Mektuplar kitabını ve aslında yazarla ilgisi olmasa da kapağında "Yıldızlı Gece" tablosu bulunduğu ve Stefan Zweig'ın diğer öykülerini de çok sevdiğim için "Olağanüstü Bir Gece" öyküsünü satın aldım. 



Büyük Ressamlar | Van Gogh; ünlü ressamın hayatını, çocukluk ve yetişkinliğini, etkilendiği olayları okuyabildiğimiz gibi, iç sayfalarında yer alan tablolarının fotoğrafları ile tablolarını çizerken ifade etmek istediklerine dair bilgileri okuyabiliyoruz. Van Goh'u seven, hayatını öğrenmek isteyenlerin okuyabileceği, çantaya atmalık, görselli, güzel anlatımlı bir kaynak.


Theo'ya Mektuplar; Van Gogh'un,  kardeşi Theo'ya yazdığı mektupların derlenip bir araya getirildiği bu kitap, ressamın direkt olarak kendi düşüncelerini, endişelerini, problemlerini kendi ağzından okuyabildiğimiz için çok değerli bir kaynak. Yine ressama ilgisi olan, tablolarını beğenenlerin, eserlerinde anlatmak istediklerini daha iyi anlayabilmesi için okuması gereken bir kitap bence.


Olağanüstü Bir Gece ise; konu ve ressamla tamamen alakasız bir öykü. Oldukça zengin, başarılı ancak yalnız ve sıkılmış bir adamın bir gece karşılaştığı olaylar ve bu olaylara karşılık yaptığı ufacık bir hareketle hayatının nasıl anlamlandığını, bir gecede her şeyin; beklentilerinin, mutluluğunun nasıl değiştiğini anlatan incecik, samimi ve keyifli bir öykü. "Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."

  
Bu ay çok fazla dizi ve film izleme fırsatım olmadı açıkçası. Ancak izleyebildiklerim az da olsalar o kadar güzellerdi ki. Çok keyifli vakit geçirdim sayelerinde. İzlediklerim arasından favorilerime girenler de aşağıdaki gibi;

loving vincent ile ilgili görsel sonucu

Loving Vincent; daha vizyona ilk girdiği hafta gidip izlemiştim aslında. Bu ay kendimi Vang Gogh öğrenmeye adadığım için filmini de tekrar izlemek istedim. O kadar başarılı, o kadar güzel bir eser ki bu... Çok emek verilmiş, 100'den daha fazla sanatçının yapımında emeği geçmiş. Van Gogh'un gözünden, Van Gogh'un çizim tekniği ile hayatına ve son günlerine tanıklık ediyoruz. Kelimelerle anlatılmaz, ressamı biraz bile seven herkesin izlemesi gerekiyor bence. 



Manchester By The Sea; başına gelen üzücü bir olaydan sonra, yaşadığı yerden uzaklaşan, hayatını kapıcılık yaparak geçiren bir adamın abisinin ölümü nedeniyle kendisine vasi kalan yiğenine bakmak için yaşadığı yere dönmesiyle başına gelen ve unutmak istediği olaylar ve uzaklaştığı kişiler ile tekrar karşılaşmasını izliyoruz. Bu sırada da tabii flashbackler ile başına gelen olayları öğreniyoruz. Casey Affleck'in baş rolünde oynadığı bu film için tek kelime söyleme hakkım olsa "yıkıcı" derdim. Oyunculuklar o kadar gerçekti ki, izlerken yaşanan her şeyi iliklerime kadar hissettim. Durağan ve dram filmlerinden sıkılanlar pek hoşlanmayacaktır ancak film benim için çok, çok başarılıydı. Hala düşündüğümde yutkunmakta zorluk çekiyorum. 


Begin Again; oyunculuğunu çok sevdiğim Keira Knightley ve Yenilmezler'in Hulk'ı Mark Ruffalo'nun baş rollerini paylaştığı bu tatlış film ise sevgilisi ile yolları ayrılmış ve hayatıyla ne yapacağını bilmeyen bir kadının bir müzik yapımcısı ile karşılaştıktan sonra aldığı kararlar ile hayatının nasıl tatlış bir yöne saptığını hikaye alıyor. Çok keyifli, güzel müzikler dinleyebildiğimiz bu filmde Adam Levine'ı da birazcık görebiliyoruz.. :)


Bu ay biraz keyiflenmeye ihtiyacım vardı, ben de bu ihtiyacıma yönelik dizi arayışına girdim. Bu sırada da The Good Place ve Wilfred dizilerinin konuları ilgimi çekti.  Absürd komediyi türünde olan dizileri izlerken inanılmaz keyif aldım.

The Good Place; Öldükten sonra olmaması gereken yere giden Eleanor'un maceralarını izlediğimiz bir dizi. Bizdeki cennet/cehennem kavramı iyi yer/kötü yer olarak ele alınmış. Yanlış yere giden Eleanor, gittiği yeri hak etmek için değişmeye çalışıyor. Bu durumda da bize absürd absürd bir takım olayla, diyaloglar izlemek kalıyor tabii ki.  İnanılmaz güzel bir atmosferi var dizinin, mekan, karakterler masal dünyası gibi. İzlemesi çok keyifli ancak izlerken etik, ahlak felsefesine dair derin düşüncelere dalmışken buluyorsunuz kendinizi. 

Wilfred; Hayatından sıkılıp intihar Ryan ölmeyi başaramıyor ve bu olaydan sonra başına tuhaf bir şey geliyor. Komşusunun köpeğini, köpek kostümü giymiş bir insan formunda görmeye başlıyor. Sadece bu kısa tanım bile ne kadar absürd ve komik olabilceğinin özeti olabilir. Gerçekten keyifli bir dizi ve yine yer yer kendinizi bir çok olay hakkında düşünür ve tahlil yaparken buluyorsunuz. 

İki dizi de 20 dakika. İkisi de absürd komedi, bu konudaki dizileri sevenlere önerebileceğim çerezlik ve keyifli diziler. 


Bu ay metalci kimliğimi köşeye atıp alternatif müzikler arayışına girdim. En çok dinlediğim müzikler de aşağıdaki gibi;



London Pigg - Falling in Love at a Coffee Shop; huzur veren tatlış bir şarkı. Çalışırken arkada çalmasını çoook seviyorum. 


Albert Hammond Jr - Set to Attack; güneşli bir sabaha uyanıp yürüyüşe çıkmak gibi bir şarkı, verdiği huzur ve hissettirdiği enerji aynı.


Cody Jinks - keşfedilmemiş şarkılardan biri. Spotify'da bile yok. Western müzikleri seven biri olarak sürekli dinlediğim şarkılardan biri. Müzisyenin sesine de ayrı vurgunum.


* Bonus;



Michelangelo'nun "Adem'in Yaratılışı" tablosundaki Tanrının ve Adem'in ellerinin baskısının bulunduğu,  Aliexpress'ten satın aldığım bu saati bu ayın başında, elime ulaştığı günden beri kolumdan çıkarmadım desem yeridir. Çok sevdim ve hep takıyorum..

Buraya kadar okuyan olduysa tüm samimiyetimle teşekkür ederim. Sizin Haziran ayında en çok sevdiğiniz şeyler nelerdi, lütfen benimle paylaşın. Deneyim dinlemeye bayılırım!

Çok güzel bir hafta diliyorum.!





Bunları da beğenebilirsin.

29 yorum

  1. Fantastic favorites dear. Thanks for sharing.

    Kisses

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hey Ivana, thank u so much for your comment.

      Kisses. ♥

      Sil
  2. Wowww. Your favorites are great for me too!!Xoxo

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hey Dear, I'm glad you like my favs. :)

      Thank you. ♥

      Sil
  3. Dolu dolu harika bir favoriler yazısı olmuş ♥ Yaşadığım ilde maalesef Rossmann yok bu SOS jelini bir türlü alamadım, Rossmann bulduğum gibi kapacağım bir tane. Jade Roller çok ilgimi çekti, yazını merakla bekliyorum. Begin Again güzel bir filmdi, Manchester By The Sea izleneceklerim arasında. The Good Place'i de yakın bir zaman önce bitirdim, sezon finalleriyle beni oldukça şaşırtan sevdiğim bir dizi oldu ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa çok teşekkür ederim, beğenmene çok sevindim. :)

      Sanırım beğenilerimiz bayağı benzermiş. :) Jade roller gerçekten kullanmaktan çok keyif aldığım bir ürün oldu, SOS jeli de ben göndereyim sana, evime çok yakın Rossmann, deneyip bloğunda paylaşırsın :)

      Sil
  4. Hi :)
    Thanks fpr following me.
    I´m do it the same.
    Xoxo

    YanıtlaSil
  5. I love Vincent Van Gogh <3

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. it looks really interesting;) follow! Hope U follow back:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. I'm glad you like it. I'm following back you now. :)

      Sil
  8. lovely favourites! I love Vicent Van Gogh.

    YanıtlaSil
  9. ne güzel dolu dolu bir haziran olmuş. Jade Rolleri hemen araştırmaya başlıyorum. Bir de filmi şimdi inceleyip müsait zamanda da izleyeceğim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim, beğenmene sevindim :)

      Jade Roller gerçekten mükemmel bir icat, filmi de umarım beğenirsin. Sevgiler ♥

      Sil
  10. Pure Beauty'nin bakım ürünleri gerçekten çok güzel.Pudding Cream'i severek kullanmıştım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok severek kullandım bu ürünleri ancak pudding kremi henüz deneme fırsatım olmadı açıkçası, elimdeki krem bitince onu da deneyeceğim muhtemelen. :)
      Sevgiler♥

      Sil
  11. Yeşim rolleri ben de aldım ve kullanıyorum, severim ben de masajları. Saatini çok beğendim güle güle kullan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, beğenmenize çok sevindim:)

      Sevgiler ♥

      Sil
  12. theoya mektuplar okudum çok iyiydi ivit :) manchester by the sea mükemmel film :) zweig ben de sırayla okuyom :)

    YanıtlaSil

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe